Güldal Mumcu: İyi ki aday oldum.

09/06/2007 / Hilal Köylü / RADİKAL

ANKARA - "Kimi ölüler bize ne kadar da yakın/ Yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü" demişti Güldal Mumcu, bombalı bir suikasta kurban giden gazeteci eşi Uğur Mumcu'nun ardından. Yıl 1993'tü Uğur Mumcu öldürüldüğünde. Türkiye ayağa kalkmış, faili meçhul cinayetlere lanetler yağdırmıştı. O uzun ve ağır cenaze töreninden sonra Güldal Mumcu, Türkiye'de demokrasi ve cumhuriyet mücadelesinin yeni sembolü olmuştu. 1994'te Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı'nı (um:ag) kurdu. Tek bir amacı vardı: Demokrasiye inanacak gazeteciler yetiştirmek. 'Hep umudumu korudum' Güldal Mumcu, CHP'nin İzmir'den 1. sıra milletvekili adayı. Uğur Mumcu'nun öldürülmesinin üstünden tam 14 yıl, um:ag'da ilk gazeteci adaylarını yetiştirmesinin üstünden de tam 10 yıl geçti. Demokrasiye inanmış gazeteciler yetiştirme amacına ulaşmış mıydı? Gözlerime bakıp "Elbette. Türkiye'de tüm değerler altüst olurken, ben benim gibi cumhuriyete inanmış insanlarla birlikte hep umudumu korudum. İşte, karşımda sen varsın" dedi. Güldal hanımla 10 yıl önce tanışmıştık. Beni gazetecilik için yüreklendiren ilk insandı. Şimdi röportaj için karşı karşıya geldiğimizde gözlerinde gördüğüm kıvanç, dünyaya değerdi. Güldal Mumcu, bugünlerde başını yastığa 'daha bir huzurla' koyuyor. Çünkü milletvekilliğiyle birlikte halkla gerçekten bütünleşeceğine inanıyor. Peki, gözlerin bu kadar üstünde olduğu bir aday olarak, uykuya dalmadan önce ne düşünüyor? "İyi ki aday oldum. Şimdi daha cesur, daha güçlüyüm. Binlerce mesaj geliyor yurdun dört köşesinden. Benden ne kadar da çok varmış. Yalnız değilim. Cumhuriyet ve demokrasi için mücadele edeceğim. Meclisi, halkın sesi yapmak için çalışacağım. Boş vaatler bana göre değil." Böyle yalın ve duru kafası. Türkiye kriz üstüne kriz yaşasa da, o hedefinden şaşmama konusunda kararlı. Türkiye'nin yeni cumhurbaşkanını krizsiz seçmesini bekliyor. Yaşanan krizlerin, demokratik yollarla çözüleceğine inanıyor. 'Şeffaf AKP doğaya aykırı!' Mumcu, Türk halkını 'sabırlı' ve her ne olursa olsun 'mağdura da bir şans tanıyan' olarak tanımlıyor. Ona göre, 'İşte bu yüzden geçtiğimiz dönem AKP oyları artmıştı. Halk, aradan geçen dört buçuk yılda AKP'nin ne olduğunu gördü ve sabırla onu tolere etti. Ancak, AKP halkın kendisine verdiği şansı iyi değerlendiremedi. AKP, tüm halkı kucaklayamadı. Cumhuriyet'in temel değerlerinin korunmasında bile akıllarda sorular yarattı'. Güldal Mumcu, AKP ile CHP arasındaki farkı da şöyle ortaya koyuyor: "Bir kere AKP'nin şeffaf olması, eşyanın tabiatına aykırı. Ancak, halkımız yeni dönemde daha reformist bir CHP görecek. Bu, CHP'nin doğasında var. Türkiye'de şeffaflaşmayı sağlayacak tek parti CHP. CHP'nin kavgasının kavga değil, mücadele olduğunu herkes görecek." AKP'nin türban tartışmalarında da yanlış bir yerde durduğunu halkın tümünün gördüğüne inanıyor Mumcu. Siyasetten önceki hayatında kendini en çok neyin rahatsız ettiğini "Yönetime gelen siyasi iradelerin tam manasıyla bağımsız ve ülke çıkarına uygun davranamayışları beni çok rencide ediyordu" sözleriyle anlatan Mumcu, AKP'nin 'türban hatası'nı da şöyle dile getiriyor: "İnanç, Allah ile insan arasındaki çok özel bir şeydir. Bunu, hangi şekille olursa olsun simgeleyen bir üslupla yansıtmak işin özüne aykırıdır. Yani, dinciliktir." Şimdilik özel bir sloganı yok, milletvekili adayı Güldal Mumcu'nun. "İlle de bir slogan istersem, Atatürk'ün 'yurtta sulh, cihanda sulh' sözüne dikkat ederim" diyor.

Röportajlar listesine geri dön